Gastrik Bypass

Gastrik Bypass Ameliyatı Nedir?

Gastrik Bypass ameliyatında hem bir mide küçültme işlemi vardır hem de besinlerin bağırsaklarda katettiği yol azaltılarak emilim oranının düşürülür. Öncelikle mide yaklaşık 30 cc hacminde (bir kahve fincanı) poş kalacak şekilde küçültülür. Sonrasında, on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsakların ilk 50-75 cm’lik bölümü devre dışı bırakılır, yani bypass edilir. Böylece hastalar hem mekanik kısıtlama nedeniyle daha az yerler hem de bağırsak kaynaklı hormonal trafik değiştiği için iştah ve yemek algıları da değişir. Ancak yenilen gıdaların bir bölümünü emebilen bağırsak kısımları devre dışı kaldığından orta seviyeli bir emilim bozukluğu söz konusudur.

Bu ameliyatta yemek borusu ve midenin küçük bir kısmı korunarak bağırsakların jejenum denilen kısmı direk mideye dikilir. Hastalar önce sıvı gıdalara, sonra püreli gıdalara ve sonra katı gıdalara geçer. Hastaların püreli gıdalara geçmesi 1 ayı bulabilmektedir. Bu ameliyat sonrası hastalarda özellikle ilk bir yılda ciddi bir kilo kaybı olacaktır. Ancak, özellikle 5. yıldan sonra mide poşunun genişlediği ve hastaların önemli bir kısmının düzeltme ameliyatlarına ihtiyaç duyduğu da bildirilmektedir.

Bu ameliyat günümüzde obezite cerrahisinde en çok kullanılan yöntemdir. Ameliyat sonrası hastaların ömür boyu vitamin takviyesi alması gerekebilir. Bu durum doktorlar tarafından hastalara belirtilir ve operasyon kararı bundan sonra alınır.

Ameliyatın en büyük yan etkisi vitamin eksikliğidir. Bunun yanı sıra ishal ve kokulu gaz problemleri de sosyalizasyonu etkileyebilir. Tüm bu sorunlar medikal tedavi ile düzene girebilen sorunlardır.

Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Gastrik Bypass laparoskopik ameliyat yöntemi ile uygulanmaktadır. Kapalı olarak uygulanan operasyon çok sayıda küçük küçük kesiler açılarak gerçekleştirilir. Portlar kesiler aracılığıyla yerleştirilir ve bu sayede el aletlerinin karına ulaşması hedeflenir. Bunlardan birisi video kameraya bağlanan cerrahi teleskop ve diğerleri özelleşmiş cerrahi aletlerinin girmesi amaçlıdır. Doktor operasyonu bir video monitörden izler. Deneyimli bir laparoskopik cerrah birçok işlemi tıpkı aynı açık uygulanan ameliyattaki gibi kapalı olarak uygulayabilir.

Tarihte ilk defa 1967 yılında gerçekleştirilen Gastrik Baypass ameliyatı ile 1993 senesinde gerçekleştirilen laparoskopik gastrik bypass (Roux-en-Y) ameliyatlar, zamanın kısıtlı cerrahi teknolojileri nedeniyle, en zor gerçekleştirilen operasyonlar olarak tarihte yerini almışlardır. Her ne kadar gerçekleştirmesi güç bir operasyon olsa da bu yöntemin kullanılması ve bu operasyonun sayesinde hastanede yatış süresinin kısalması, daha az iz kalması ve ameliyat yeri fıtığı olasılığının azalması dolayısıyla Gastric Bypass çok popüler hale gelmiştir.

Midenin girişi ile birleştiği en üst bölümünden yutma borusu tarafında ufak bir mide kısmı bırakılır ve neredeyse midenin %90’ı devre dışı bırakacak şekilde kapatılıp kesilerek ayrılır. Bu sayede 30 mL’den ufak proksimal gastrik yani midenin giriş kısmında bir alan oluşturulur ve bu alana mide poşu denir. Bu oluşturulan yeni mide poşu neredeyse 1 çay bardağından daha az bir hacime sahiptir. Bu ameliyatta mide yerinde bırakılır ve herhangi bir kısmı çıkartılmaz. Mide poşu oluşturularak var olan mide ekarte edilir ve bu sayede gıdaların buraya ulaşması sağlanır.

İnce bağırsakların distale (kalın barsağa) doğru giden kısımdan alınarak yaklaşık 50-75 cm kesilir ve oluşturulan yeni mide poşu ile ilişkilendirilir. Arkada duran ve iç kısmından safra ve pankreas sıvısı gelmeye devam eden ince barsak ucu ise yeniden bağırsakla bir araya getirilerek birleştirilir. Bütün bu kesme, ayırma, birleştirme ve ağızlaştırma uygulamaları bütünüyle ileri teknoloji ürünü olan, tek kullanımlık ve “stapler” olarak bilinen özel aletler ile uygulanmaktadır.

Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl İşe Yarar?

Gastrik Bypass Ameliyatı ile hem gıda alımını hem de gıda emilimini sınırlandırır. Midenin neredeyse %95’lik bölümü, on iki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın üst kısmı devre dışı bırakılmış bu sayede mide küçültülme yapılmış olur. Gastrik bypass mide boyutunu %90’ın üzerinde küçültür. Normal mide, bazen 1000 ml’e kadar genişleyebilir. Gastrik bypass poşu ise 15-30 ml büyüklüğündedir. Gastrik bypass poşu yani mide için yaratılan alan mide çok az esneyebilen üst bölümünde yaratılmaktadır ve bu sayede uzun dönemde poşun hacminde anlamlı bir artış gerçekleşmez.

Hasta belli bir miktarda gıda aldığında oluşan ilk tepki, mide poşunun duvarının gerilmesi ve beyne midenin dolu olduğunu bildiren sinirleri tetiklemesidir. Hasta sanki büyük bir öğün yemiş gibi doygunluk hisseder, oysaki sadece bir kaç kaşık yemiştir. Pek çok kişi doygunluk hissettiğinde yemeyi kesmez. Fakat hastalar, artan rahatsızlık veya kusmadan kendini uzak tutmak adına, daha sonraki lokmalarını çok yavaş ve özenle yemeleri gerektiğini çok hızlı şekilde öğrenirler. Restriktif metodlara göre kilo verimi daha çoktur. Bireyin total aldığı enerji az ve yemeklere intolerans gösterme meyili daha fazladır. Bu sebeple hasta hem daha az yediği hem de yedikleri mideden bağırsağın başına değilde doğrudan sonuna doğru bağırsağa girdiği için kilo kaybı sağlar.

Gastrik Bypass Ameliyatı Hangi Hastalar için Uygulanabilir?

Mücadele ettiği halde obeziteden kurtulamayıp formuna kavuşamayan ya da aşırı kiloyla birlikte, şeker direnci, eklem rahatsızlıkları gibi şikayetleri olan hastalara uygulanabilmektedir. Neredeyse beş yıl öncesine dek en fazla uygulanan cerrahi yöntem olan Gastric Bypass, tüp midenin daha yaygın hale gelmesiyle birlikte uygulanma oranı düştü. Tüp Mide ameliyatının ardından yeniden kilo almış hastalarda ikinci ameliyat yani (revizyon ameliyatı) olarak uygulanan olan bir yöntemdir. Yalnızca Tüp mide olmamakla birlikte daha önce mide bandı, mide katlama, ya da vertikal gastroplasti geçirmiş hastaların hepsine yapılabilir. Bu işlemlerin hepsi laparoskopik yöntemle yapılmaktadır.

Gastrik Bypass Ameliyatının Farklı Uygulamaları Nelerdir?

Gastrik bypass, Roux-en-Y (proksimal)

ABD’de en çok uygulanan bariatrik işlem Gastric Bypass yöntemidir. Aynı zaman da beslenme sorunlarına en az yol açan yöntemdir. Midenin girişine 30 mL’den küçük proksimal gastrik bir alan oluşturulur ve bu alana mide poşu denir. Bu yeni mide poşu neredeyse 1 çay bardağından daha küçük hacimdedir. Mide poşu oluşturularak var olan mide ekarte edilir ve besinlerin buraya ulaşması sağlanır. İnce bağırsakların distale (kalın barsağa) doğru giden kısımdan alınarak yaklaşık 50-75 cm kesilir ve oluşturulan yeni mide poşuyla ilişkilendirilir. Geride kalan ve içinden safra ve pankreas sıvısı gelen ince barsak ucu ise yaklaşık 70-80 cm ileriden tekrar barsağa birleştirilir.

Gastrik Bypass, Roux-en-Y (distal)

İnce bağırsağın uzunluğu 600-1000 cm arasıdır. Barsağın safra gelen ucu yaklaşık 1 metre daha uzaktan gıda gelen bağırsakla birleştirilir. Safranın barsağın son kısmında gıdayla bir araya gelmesi temel anlamda yağ ve nişastaların ve bu arada çeşitli mineral ve yağda eriyen vitaminlerin de malabrosbsiyonuna yol açabilmektedir. Emilmemiş yağlar ve nişasta kalınbarsağa ulaşır. Böylece daha çabuk kilo kaybı sağlanabilmektedir. Fakat beslenme ile alakalı daha büyük problemler (örneğin ciddi vitamin eksikliği gibi) meydana gelebilmektedir. İlave olarak bakteriyel ektivite irritan maddelerin üretimine ve kötü koku oluşumuna yol açabilmektedir.

Loop Gastrik Bypass (Mini Gastrik Bypass)

Mide ile birleştirilen bağırsak ikiye bölünmez. Daha oluşturulması ile bu metod safra ve pankreas enzimlerinin ince barsaktan mideye sonradan da yemek borusuna kaçmasına yemek borusunda çok büyük enflamasyon (yangı) ve ülserasyona sebebiyet verebilmektedir. Çok tercih edilen bir metod değildir.

gastric-bypass

Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrası Süreçler

İlk olarak ameliyat öncesi her hastaya aşağıdaki kontroller ve tetkikler uygulanır.

  • Hemogram
  • Hormon testleri
  • Tüm karın ultrasonu
  • Mide endoskopi
  • EKG (Kalp Grafisi)
  • Akciğer grafisi
  • Akciğer solunum testi

Uygulanan bu testlerle birlikte Anestezi, Dahiliye, Kardiyoloji, Göğüs hastalıkları ve Endokrin uzmanları gereken muayene ve kontrolleri sağlar. Hastanın kilosunda artış yaşamasına sebep olabilecek başka bir etken olup olmadığı araştırılır. Herhangi bir rahatsızlığınız yoksa eğer hasta her ameliyat olacak hasta gibi anestezi bakımından incelenir ve ameliyata engel teşkil edecek bir durum olup olmadığı bakılır. Alakalı uzmanlar gerektiği takdirde ameliyat öncesi uygulanacak tedaviler ile ilgili tavsiyelerde bulunur. Bu saye de ameliyat sırasında ve ameliyatın ardından meydana gelebilecek komplikasyonlar minimuma indirgenmiş olur.

Gastrik Bypass ameliyatı kapalı olarak, yani milimetrik deliklerden girerek yapıldığından girişim ardından ağrı açık gerçekleşen ameliyatlara göre çok daha azdır. Yirmi birinci yüzyılda hiçbir hasta ağrı yaşamamalıdır. Her hastaya ameliyatın ardından ağrı kesici uygulanarak ağrı çekmesi tamamen engellenir. Önemli olan nokta şudur. Herkesin ağrı eşiği farklıdır. Yine ilaç toleransı ve ilaçtan biyoyararlanımı apayrıdır. Bu yüzden tedavi asla standart tedavi solamaz. Ağrı kesici tedavisi her hastanın ihtiyacına göre ayrı ayrı uygulanmalıdır.

Kesiler çok çok ufak olduğu için estetik sonuçlar da son derece belirgindir. Birkaç içerisinde bu çizgiler de neredeyse belli olmayacak hale ulaşacaktır. Yaralar iyileştikten sonra size daha az iz kalması için bir merhem önerilecektir. Üç ay süresince kullanmanız halinde çok daha iyi estetik sonuçlar elde edersiniz.

Öncelikle ameliyatın 2. Günü kaçak testi yapılmalıdır. Ardından sıvı gıda tüketimine başlayabileceksiniz. ilk iki haftalık sıvı tüketimi sonrasında iki hafta da yumuşak (püre tarzı) gıda ile beslenilmektedir.

Operasyonun ardından yeniden obez ihtimali düşük bir orandadır Bu fizyolojiden en çok yararın elde edilebilmesi adına, hastanın yalnızca öğünlerde yemesi, günde 2-3 öğün alması, öğünler arasında atıştırmalardan kaçınması mühimdir. Bu operasyonda uzun müddet boyunca kazanılan yeme alışkanlıklarının değiştirilmesi gerekmektedir. Ameliyatın ilerleyen zamanlarında yenide kilo alma yaşana vakaların hemen hemen hepsinde, öğün kapasitesinde artma olmamıştır. Tekrar obezite yaşanmasının sebebi, öğünler arasında, özellikle de yüksek kalorili abur cuburlardır.

İlk 15 gün içerisinde hastalara protein takviyesi uygulanmaktadır. İlk bir sene hastalara birçok vitamin takviyesi uygulanmaktadır. Bunlar her hasta için standart değildir. Yapılan rutin kontrollerin ardından hastanın son durumuna istinaden neye ne kadar ihtiyaç duyduğu kararlaştırılır.

Ameliyattan iki saat sonra ayağa kalkabilirsiniz. Hastanede kaldığınız süre içerisinde bile kendi öz bakımınızı kendiniz yapabileceksiniz. Masa başı çalışan ya da ağır efor gerektirmeyen işlerde çalışan hastalar bir iki hafta içerisinde işlerine dönüş sağlayabilirler. Ağır efor gerektiren mesleklerdeki hastalar ise en az bir ay süre ile işe ara vermek zorundadırlar. Ameliyatın ardından hastalara yeterli süreyle istirahat raporu verilmektedir.

Operasyon sonrası kendi kendine eriyen dikişler olduğu için dikiş alınmasına gerek kalmamaktadır. Başka sebepten eriyen dikiş kullanılmadıysa onuncu gün kontrole geldiğinizde dikiş kontrol edilip uygunsa alınır.

Taburcu olduktan sonra duş alabilirsiniz Dikiş bölgelerinin açık kalıp su ile temas etmesinde herhangi bir problem yoktur. Duşun ardından temiz bir havluyla durulanıp baticon sürün ve kurumasını bekleyin. Baticon çamaşırlarınızda kalıcı leke yapmamaktadır. Onuncu günden itibaren artık baticon kullanmaya gerek kalmamaktadır.

1.ay itibariyle her türlü ilaç kullanılabilmektedir. Fakat yine de çok fazla ağrı kesici kullanmamaya özen gösterin. İlaç aldıktan sonra bol su tüketimine de özen gösterilmelidir.

Bilgi Almak için İletişime Geçin!

0212 953 20 08

Uzman Ekibimiz Size Bilgi Vermek için Hazır!

    Neden Biz?

    8
    Yıllık Tecrübe
    95 %
    Hasta Memnuniyeti
    25
    Ülkede Faaliyet

    Güncel Blog Yazılarımız