Obezite Ameliyatı

Obezite Ameliyatı obezite tedavi yöntemlerinden birisidir. Obezitenin tedavisi konusunda yapılmış pek çok çalışma ve araştırma mevcuttur. Tüm bu araştırmaların işaret ettiği ortak nokta ilaç, diyet, egzersiz ve davranış tedavilerinin kısa ömürlü olduğu, hatta bu uygulamalar sonrası ortaya çıkan reaksiyonel geri dönüşlerin tedavi öncesi eski durumdan daha ağır bir hastalık tablosunun ortaya çıkabildiğidir. Günümüzde obezitenin en etkili tedavi yöntemi cerrahi uygulamalar olmakla beraber obezite ameliyatları için de böyle bir risk söz konusudur. Burada önemli olan nokta hastanın metabolik durumunun ne kadar iyi değerlendirildiği, hangi yöntemin en uygun olduğuna nasıl karar verildiği ve verilen bu kararın nasıl uygulandığı ile ilgilidir. Hangi yöntem seçilmiş olursa olsun, bu yöntemin uygulanması konusundaki teknik yeterlilikler nihai belirleyici olacaktır. Günümüzde kilo kontrolü amacıyla uygulanmakta olan pek çok farklı metot bulunmaktadır. Obezite ameliyatı tedavisi uygulanacak olan hastaların özellikle metabolik, anatomik ve hormonal durumları hangi yöntemin seçilmesi gerektiğiyle ilgili ana kriter olmakla birlikte, obezite cerrahisinde henüz altın standart denilebilecek bir prosedür yoktur. Klinik tıbbın her alanında olduğu gibi obezite ameliyatında hasta bazında karar verilmelidir. Bu amaçla hem günlük yaşam ve alışkanlıklar hem de bazı kan tahlilleri yol gösterici olmaktadır. Öncelikli olarak obezite tedavisinde uygulanan teknikleri endoskopik ve laparoskopik teknikler olarak ikiye ayırmak uygun olacaktır. “Laparoskopik teknikler” den kasıt ameliyat yöntemleridir. Artık, günümüzde laparoskopik yöntemler açık cerrahiye ihtiyaç duyulmasına gerek bırakmadığı için tüm cerrahi uygulamalar bu başlık altında incelenecektir. 1. Endoskopik Yöntemler:

2.  Laparoskopik (Obezite Cerrahisi Yöntemleri):

Obezite Ameliyatları Kimler için Uygundur

Obezite ameliyatları ile Metabolik Cerrahi ameliyatlarının endikasyonları ve uygulama alanları farklı. Obezite ameliyatları için klasik endikasyonlar: Vücut Kitle İndeksi 40'ın üzerinde olan bireyler. Vücut Kitle İndeksi 35'in üzerinde olup, Metabolik Sendrom ile ilgili bir rahatsızlığı olan bireyler. IDF (International Diabetes Federation: Uluslararası Diyabet Federasyonu) 2011 deklarasyonu: Yukarıdaki kriterlere ilaveten Vücut Kitle İndeksi 30-35 aralığında olup, mevcut klinik tedaviye rağmen istenilen tedavi hedeflerini yakalayamayan hastalarda cerrahi girişim değerlendirilmelidir. Metabolik Cerrahi için ise; Yukarıdaki kriterlere ilaveten, Vücut Kitle İndeksi 25-30 aralığında olup, IRB (Institutional Review Board:Kurumsal Değerlendirme Komitesi) onayı ile cerrahi uygulanabilmektedir.