Günümüzde obezite ameliyatlarından sonraki süreçte “yeniden” ameliyatın gerektiği durumlarda revizyon ameliyatı uygulanmaktadır. Obezite ameliyatlarının ardından hasta kilo alımına devam eder veya belirlenen kilonun altına inemezse “Yeniden cerrahi müdahaleye” alınabilir ki bu müdahalelere “revizyon cerrahisi” denir.

Revizyon Cerrahisi Neden Uygulanmaktadır?

Global olarak yapılmakta olan tüm obezite ameliyatları içerisinde %10’luk bir bölümde “istenen sonucu elde edememe veya tam zıttı sonuçla karşılaşma” gibi ihtimaller bulunmaktadır. Obezite cerrahisi uygulanmış olan bir hastanın 18 ay gibi bir zamanda fazla kilosunun %50’sinden daha azını vermesi söz konusu ise obezite ameliyatının başarısız olmuştur. İlaveten uzun ya da geç dönemde kilo verildikten sonra tekrardan geri alınan kilolar da aynı şekilde bir başarısızlık göstergesidir. Bu sebeple, bariatrik cerrahlar, başarısızlığa uğramış restriktif cerrahi işlemleri, malapsorbtif yani emilimi bozucu ya da kombine ( emilimi bozan ve kısıtlayıcı) yöntemlere çevirmeyi tercih edebilmektedir.

Hangi Hastalar Revizyon Cerrahisine Yaptıramaz?

İstenilen sonuç obezite ameliyatı ile elde edilemediği ya da diğer durumların ortaya çıktığı zamanlarda “revizyon cerrahisi” için hasta tekrardan değerlendirme sürecine alınır. Fakat; obezite ameliyatını olmuş bir hasta “değerlendirme sürecinde ” yeniden bir obezite ameliyatı için uygun bulunamayabilir.
Aşağıdaki gruptaki hastalar genellikle revizyon cerrahisine uygun bulunmamaktadırlar.

• Madde kullanmakta olan bireyler
• Yemek yeme bozukluğu olduğu saptanan hastalar
• Vitamin ve nutrisyonel destek almayı reddeden hastalar
• Reflü şikayeti olupta medikal tedavi almak istemeyn hastalar, revizyon cerrahisi için uygun aday olarak görülmemektedirler.

Revizyon Cerrahisinin Süreçleri

Hastanın revizyon cerrahisine uygun olup olmadığı ameliyata karar vermekten önce gelir ve yukarıda olgulara göre değerlendirilir. Aynı zamanda bunlara ilaveten başarısız hastada değerlendirilmelidir. Çünkü başarıya ulaşamamanın sebebi hasta mıdır yoksa operasyon mu hastaya başarısızlık getirdi etraflıca değerlendirilmelidir. İlaveten revizyon cerrahisi için yeniden değerlendirilmeye alınan hastanın psikiyatrist/ psikolog ve diyetisyen tarafından da genel anlamıyla inceleme altına alınması mühimdir. Hastada strese bağlı yeme içme bozukluğu olup olmadığının öğrenilmesi dahi operasyonun başarısını ciddi anlamda etkileyecektir. Bundan dolayı hastanın şüphesiz etraflıca değerlendirmeye alınması yeni yapılacak ameliyatta başarı sağlanması açısından mühimdir.

Obezite ameliyatının başarısız olmasına neden olabilecek faktörlerin tespit edilmesi açısından da yine ÜST GİS endoskopisi, pasaj grafileri istenebilir. Bütün bu değerlendirmelerden önce revizyon ameliyatı kararı alınmış tüm hastalardan “kan tetkikleri, endoskopi, solunum fonksiyon testleri, anestezi değerlendirmesi” gibi gerekli olan testler istenmelidir. Ameliyat öncesi hastaya eğitim verilmesinden sonraki süreçte ameliyat günü kararlaştırılır ve hasta “revizyon cerrahisi” ameliyatına alınır.
Hastanın kontrolleri operasyon sonrası ilk yıl her üç ayda bir yapılırken ikinci yıl da 18 ve 24. Aylarda yapılmaktadır. Üçüncü yıldan itibaren takipler yıllık olarak gerçekleştirilmektedir.

Revizyon Cerrahisinde Yöntemler Nelerdir?

Eğer ilk obezite ameliyatında yanlış seçim yapılıp başarısı olunduysa bunun ardından revizyon yani “tamamlayıcı” yapılmaktadır. Revizyon cerrahisi prosedürü aşamasında doğru karar verilen yöntemle yapılan revizyon ameliyatlarında %90 başarı gibi sonuçlar ortaya çıkmaktadır. Obezite ameliyatının ardından beslenme açısından“katı kurallara” uymayan bireylerin şüphesiz ki “başarılı” olamayacağı kaçınılmaz bir gerçektir. Bu durumda ameliyatı tekrarlamak yerine başka bir yöntem deneyerek “revizyon cerrahisini” planlamak, başarı elde edilmesini sağlayabilir. Örnek vermek gerekirse tüp mide ameliyatının ardından “başarısız” olarak değerlendirilen bir hastaya bypass yapıldığında “başarı oranının” %90’larda olduğunu söylemek mümkün olabilmektedir.

Mide Bandı olan Hastalar

Mideye bant takılması esasına dayanan obezite ameliyatı sonrasında “başarısızlık” söz konusu olmuş ise midedeki bandın çıkarılması ve “uygun görülen obezite cerrahisi prosedürü”, revizyon cerrahisinde uygulanır.

Gastrik Bypass olan Hastalar

Gastrik bypass yöntemi aracılığı ile obezite cerrahisine alınmış olan hastalarda “mide ile bağırsak arasındaki geçişin genişlediği” saptanırsa ise endoskopiyle yeniden “geçiş yolu” revizyon operasyonu esnasında daraltılır. Böylelikle; gıdalar, midede uzun müddet kalıcı olarak hastanın uzun süre tokluk hissetmesi ve kilo verimine sebep olur.. Buna ilaveten bypass ile barsak ansı tekrardan ayrılıp tekrar birleştirilir ki bu da bağırsakların bir kısmının besinle “en az düzeyde” temas etmeste bulunması demektir.

Tüp Mide Ameliyatı Olan Hastalar

Tüp mide ameliyatı olan hastalarda istenilen düzeyde kilo verimi sağlanamadıysa” ya da midenin tekrar genişlemesi sonucu kilo verimi artık sağlanamıyorsa revizyon cerrahisi için tekrardan slevee gastrektomi yani tüp mide yapılabilir. Ayrıca Roux-en-Y proksimal tekniği de yine slevee gastrektomi esnasında uygulanabilir. Gastrik bypass tekniği olan proksimal tekniği, midede poşu oluşturmaya imkan tanımaktadır. Devre dışı bırakılması esasına dayanan bu teknikte mideye gelen gıdaların hepsi poşuda birikir ve ince bağırsaklarda bu poşuya bağlanır. İnce bağırsakların distale yani kalın bağırsağa doğru giden kısmından ise 50 ila 75 cm kesilmesi ise bu kısımda yapılır. Safra ve pankreas sıvısı gelen ince bağırsak ucu ise ilerden (70-80cm) tekrar bağırsağa birleştirilir.

Duodenal Switch Ameliyatı

Yiyecekler daha nadir bağırsak kısmı ile temas etmesi kuralına dayanmakta olan Duodenal Switch, on iki parmak bağırsağının ayrılması ve ince bağırsağın distaleye doğru gitmekte olan bölümünden tekrar bağlanması ile yapılır.

Transit Bipartisyon Ameliyatı

Mide çıkışının yakın bir bölümüne ince bağırsağın distale kısmından bir ağızlaştırma yapılır. Bu sayede gıdaların bir kısmı tüm bağırsakları gezerken geri kalan kısmıda direkt olarak bağırsağın dışına doğru gider. Diyabetli olan obez hastalarda “insülin alımından” kurtulmak transit bipartisyon ile imkansız değildir. Transip bipartisyon; ameliyatı hem kilo vermeyi hızlandırırken hem de şekeri kontrol edecektir.

Revizyon Ameliyatları Sonrası Riskler ve Normal Yaşantıya Dönüş

Obezite cerrahisinin ikinci kez gerçekleştirilmesi revizyon ameliyatlarında “ilkine göre” bir miktar daha riskin olduğunu söylememek yanlış olur. İlk obezite ameliyatını olmuş bir birey kaçak veya kanama riski %1 ila 2 aralığında değişirken revizyon ameliyatlarında bu riskler %3 ila 4’e kadar çıkabilmektedir. Fakat risklerin, obeziteden daha büyük sorunlara sebebiyet vermeyeceğinin bilincinde olmak ve %96 başarı oranını göz ardı etmemek, revizyon ameliyatından önce göz önünde bulundurulması gereken konulardan biridir.

Revizyon ameliyatları sonrasında gündelik hayata geri dönüşte yine ilk ameliyat sürecine benzemektedir. Hastada herhangi bir sıkıntı görülmediyse 3 ila 4.gün taburcu olmak için işlemler yapılabilmektedir. Genellikle 7 ila 10 gün içerisinde hasta, gündelik hayata geri dönebilmektedir.