Çoğumuz porsiyon miktarına bakmaksızın bize sunulan yemeği bitirmeye çalışırız. Uzmanlar, bunun çok da doğru olmadığını belirtirken; porsiyon büyüklüğünü küçültmenin, kilo artışını kontrol etmede kilit nokta olabileceğini ifade ediyorlar.Çoğumuz porsiyon miktarına bakmaksızın bize sunulan yemeği bitirmeye çalışırız. Uzmanlar, bunun çok da doğru olmadığını belirtirken; porsiyon büyüklüğünü küçültmenin, kilo artışını kontrol etmede kilit nokta olabileceğini ifade ediyorlar.

British Medical Journal isimli tıp dergisinde yayımlanan yeni bir çalışmada; obeziteyle mücadele için porsiyon büyüklüklerinin küçültülmesi yönünde stratejilere acil ihtiyaç olduğu belirtildi. Cambridge Üniversitesi, Davranış ve Sağlık Araştırma Birimi’nden Dr. Theresa Marteau ve meslektaşları tarafından kaleme alınan makalede, obezitenin sebeplerinin karmaşık olduğu; ancak kısmen porsiyon büyüklüğüyle ortaya çıkan fazla gıda tüketiminin, kritik bir faktör olduğu ifade edildi. Dr. Marteau, yaptığı açıklamada: “Araştırmamız, insanların büyük porsiyonlar ya da paketlerde servis edildiğinde ya da daha büyük sofra takımları (fincan, tabak ve bardaklar) kullanıldığında, daha fazla yiyecek ya da alkolsüz içecek tükettiklerini gösterdi. Bu durum; diyetten büyük porsiyonları çıkararak kontrol altına alınabilir ve sonucunda, yetişkinlerin tükettikleri günlük kalori miktarında %15 ile %25 arasında bir azalma sağlanabilir.” dedi.

Garsondan daha küçük bir porsiyon isteyin

Ancak bu noktada; porsiyon büyüklüklerinin nasıl küçültüleceği gibi bir soru akla geliyor. Özellikle porsiyonların devasa boyutlara ulaştığı fast-food restoranlarında bunu sağlamak mümkün mü? Amerika’daki Tulane Üniversitesi’nden Dr. Janet Schwartz; “sadece satıcıdan daha küçük bir porsiyon isteyin” şeklinde bir öneride bulunuyor. Dr. Schwartz ve ekibinin daha önce yaptıkları çalışmada; Çin yemekleri yapan “fast-food” restoranlarında, garsonun basitçe müşterilere daha küçük boyutlarda almak isteyip istemediklerini sorduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Gördük ki, indirim uygulansın ya da uygulanmasın, müşterilerin %14 ile %33’lük kısmı yemek porsiyonlarını küçültme teklifini kabul etti. Bu biraz mantığa aykırı geliyor; çünkü biz fast-food tüketicilerinin, değeri maksimize eden ve mümkün olduğunca çok yemek için orada olan bireyler olduklarını sanırdık. Ancak daha küçük porsiyonlar önerdiğinizde, müşterilerin bir kısmının bunu kabul ettiğini ve çok yemiş olmaktan ötürü kendilerini kötü hissetmeyecekleri için, bu restoranlara gitmeyi daha çok isteyeceklerini düşünüyorum.”

İnsanlar tabaktaki her şeyi bitirmeden tatmin olmuyorlar

Dr. Schwartz; insanların iştahını kapamak yönündeki geçmiş teşebbüslerin işe yaramadığını; bu yüzden porsiyonların küçültülmesi gerektiğini bildirdi. Yıllarca yiyeceklerin üzerine besin etiketleri ve restoranlarda servis edilen yiyeceklerin üzerine kalori etiketlerinin konulduğunu belirten Dr. Schwartz; bunların, tüketilen kalori miktarı üzerinde bir etkisi olmadığını ifade etti ve ekledi: “Aslında esas problem; insanların, ne kadar kalori alacaklarını bildikleri halde, kendilerini kontrol etme konusunda yetersiz olmaları. Daha az tüketmek için daha fazla şeye ihtiyaç var.” Kendi çalışmalarında, porsiyon büyüklüğünden bağımsız olarak, insanların ne kadar yemek yediklerini değerlendiren Dr. Schwartz; çalışma sonrasındaki gözlemlerini şu şekilde aktarıyorlar: “Ne kadar yiyecekle başlamış olurlarsa olsunlar, insanlar tabaklarında sadece 30 gram bırakıyorlar. Yani, çalışmamızdaki iki grup da, kendilerine servis edilen yemeği yediler ve tatmin oldular.”

Yapılan pek çok çalışma; insanların tabaklarını tamamen bitirmeden tatmin olmadıklarını ve yemek bitene kadar yemeye devam ettiklerini gösteriyor. Bir diğer sorun ise; insanların yedikleri şeyleri değiştirmenin zorluğu. Dr. Schwartz, bu durumu şu şekilde açıklıyor: “Sevdiğimiz şeyler konusunda güçlü tercihlerimiz var. Tatlı, yağlı ve kızartılmış gıdaları seviyoruz. İnsanlara; sadece bazı yiyeceklerin kendileri için kötü olduğunu söylememiz, davranışlarını değiştirmeyecek. Bunu biliyoruz.” İnsanların, aldıkları kalorileri düzenlemeleri için yeni yollar düşünmek gerektiğini belirten Dr. Shwartz, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Bunu sağlamak istiyorsak, ilk olarak daha küçük porsiyonlara yönelmeliyiz. İnsanların; çok küçük bir porsiyon değişiminin kendilerini nasıl etkilediğini gördüklerinde, bu değişimleri kabul edeceklerini düşünüyorum. Bu; insanların karşı olduğu şeyin, kendiliğinden değişimi.”

KAYNAK: British Medical Journal, Aralık 2015 ve Journal of Health Affairs 2012; 31: 399-407.

Editör’ün Notu: Dr .Marteau ve meslektaşları, yaptıkları çalışmada porsiyonları küçültmenin önünde engeller olduğunu kabul ediyorlar; ancak yine de sorunu ılımlı bir şekilde çözmek için birtakım stratejiler öneriyorlar. Bunlara örnek vermek gerekirse:

* Enerji-yoğun yiyecek ve içecekler için standart servis ölçülerini küçültün.
* Büyük yiyecek ve içecek porsiyonları ve paketlerini azaltın, daha küçükleri tercih edin.
* Self servis restoranlarında standart servis takımlarının büyüklüğünü ve restoranlardaki yiyecek ve içecek saklama kaplarını küçültün.
* Müşterileri, küçük porsiyon ve paketlerde almalarına kıyasla, daha ekonomik olduğu için büyük porsiyon ve paketlerde almaya teşvik eden fiyatlandırma politikalarını kısıtlayın.