Gut hastalığı, kandaki ürik asit seviyesinin yükselmesi sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlık. Diyet ve kandaki ürik asit ile ilgili yeni bir çalışmaya göre; bakliyat, süt ürünleri ve bazı meyveleri içeren şekeri azaltılmış bir diyet gut hastalığını engellemeye yardımcı olabilir.Gut hastalığı, kandaki ürik asit seviyesinin yükselmesi sonucunda ortaya çıkan bir rahatsızlık. Diyet ve kandaki ürik asit ile ilgili yeni bir çalışmaya göre; bakliyat, süt ürünleri ve bazı meyveleri içeren şekeri azaltılmış bir diyet gut hastalığını engellemeye yardımcı olabilir.

Johns Hopkins Hastanesi’nden Dr. Stephen Juraschek ve ekibince yayımlanan çalışma, bu ilişkiyi net bir şekilde ortaya koydu. Dr. Juraschek, gut tedavisi ile ilgili diyetlerin çoğunun gözlem ve tecrübeye dayandığını belirterek; gut hastalarında ürik asidin azaltılmasına yönelik klinik bir çalışma bulunmadığına dikkat çekti. Kendi çalışmalarının, şeker içeriği azaltılmış (düşük glisemik indeks) yüksek karbonhidratlı bir diyetin, ürik asit düzeylerini ılımlı ölçüde azaltabileceğini göstermesi açısından da önemli olduğunu vurguladı.

Ürik asidin, bir pürin metabolizması ürünü olduğunu ve karbonhidrat (şeker) ile direk olarak bir etkileşimi olmadığını düşünülmekteydi. Bu çalışma; beklenmedik bir şekilde, şeker içeriği düşük gıdalarla beslenen hastalarda ürik asit seviyelerinin azalması konusunda bir ilk. Daha önceki çalışmalarda, şeker içeriği azaltılmış diyetlerin; yağlar, insülin duyarlılığı ve tansiyon üzerine olan faydalı etkileri gösterilmişti. Ancak bu rapor; şeker içeriği azaltılmış bir diyetin, ürik asit yolağı ve dolayısıyla hücre içi metabolizmada da rol oynadığını ortaya koydu.

“OmniCarb” Çalışması*
Araştırmacılar, yan çalışma olarak, OmniCarb isimli bir çalışmanın verilerini kullandılar ve karbonhidrat alımındaki değişikliğin, ürik asit düzeylerine etkisini analiz ettiler. OmniCarb; kilo fazlası olan yetişkinlerde, farklı diyetlerin kalp ve damar sağlığı üzerindeki etkilerini karşılaştıran bir beslenme çalışmasıdır. Başlangıçta bireylerin sadece %5’inde ürik asit yüksek iken; %26’sında da daha önce bilinmeyen tansiyon yüksekliği tespit edildi.

Çalışmada katılımcılara; karbonhidrat içeriği ve glisemik indeksi (şeker içeriği) farklı diyetler verilip, kandaki ürik asit düzeyleri düzenli aralıklarla ölçüldü. Çalışma öncesinde yazarların öngörüleri; “Obezlerdeki yüksek insülin düzeyleri, ürik asidin böbreklerden atılımını azaltır. Bu nedenle şeker içeriği azaltılmış bir diyetin, insülin salgısını azaltıp, kandaki ürik asit seviyesini artıracağı” şeklinde idi. Ayrıca karbonhidrattaki azalma proteinleri arttıracağından, bunun da ürik asit seviyesini artırması bekleniyordu.

Araştırma sonuçları, beklenenin tam tersi şeklinde idi. Şeker içeriği azaltılmış diyetin, hem insülin hem de ürik asit seviyelerini düşürdüğü ve şeker içeriği azaltılmış karbonhidratları tüketen grupta dahi, ürik asit seviyelerinin belirgin düşüşler gösterdiği gözlendi. Dr. Juraschek “Şeker içeriğinin, karbonhidrat miktarından daha önemli çıkması karşısında şaşırdık. Uzun süredir diyet proteininin, ürik asit düzeylerinin başlıca belirleyicisi olduğu düşünülmekteydi. Son veriler, ürik asit için bitkisel değil, hayvansal proteinin belirleyici olduğunu ortaya koydu. Hayvansal protein tüketiminde çok seçici davranmalıyız.” şeklinde konuştu.

*OmniCarb Çalışması: Effect of Amount and Type of Dietary Carbohydrates on Risk for Cardiovascular Heart Disease and Diabetes Study (Diyet Karbonhidratlarının Miktarı ve Türünün Kalp-Damar Hastalıkları ve Diyabete Etkisi Çalışması)

KAYNAK: Journal of Arthritis & Rheumatology, Şubat 2016