Son dönemlerde başta televizyon olmak üzere, hem görsel basın, hem yazılı basın, hem de sosyal medyada “onu yiyin, bunu yemeyin” diyen uzmanlar! görmekteyiz. Peki, kime ve neye inanacağız? Neye inanacağınıza siz karar verin.Son dönemlerde başta televizyon olmak üzere, hem görsel basın, hem yazılı basın, hem de sosyal medyada “onu yiyin, bunu yemeyin” diyen uzmanlar! görmekteyiz. Peki, kime ve neye inanacağız? Neye inanacağınıza siz karar verin. Ama en azından neye inanmayacağınızı biz size söyleyebiliriz:

Fiyasko 1: Gece saatlerinde yemek şişmanlatır

Bu masalı rafa kaldırın. Gece geç saatte yapılan öğünlerin sizi şişmanlattığına dair kesin bir kanıt yok. Kesin olan; fazla miktarda kalorinin kilo alımına sebep olduğu ve geç saatte yemek yiyenlerin çoğunun gereğinden fazla ve yüksek kalorili yiyecekleri tercih etmeleridir. Yine de, yatmadan hemen önce yemek, mide yanması ve hazımsızlığa neden olabilir. Bu nedenle daha düzenli ve erken öğün yapmaya çalışın.

Fiyasko 2:Bazı şekerler diğerlerine göre daha kötüdür
Sofra şekeri, bal ve yüksek fruktozlu mısır şurubu kalorileri patlatır. (Bir yemek kaşığındaki enerji 48-64 kilokalori). Şimdiye dek yapılan araştırmalar, bağırsaklarımızın yüksek fruktozlu mısır şurubu ve sofra şekeri gibi ilave şekerleri, benzer şekilde emdiğini gösteriyor. Belirli bir çeşit şekerden uzak durmak yerine; her çeşit şekeri sınırlandırmaya çalışın. Örneğin; gazoz, şekerlemeler ve diğer tatlılar gibi.

Fiyasko 3: Kahve zararlıdır
Bu, yakın zamanda çürütülmüş bir diyet efsanesidir. Kahve, ölçülü şekilde tüketildiğinde (günde 2-3 fincan), sağlıklı bir diyetin güvenli bir parçasıdır ve antioksidan fitokimyasallarla sağlığa katkıda bulunur. Aslına bakılırsa, kahvenin; tip 2 diyabet, safra taşları, Parkinson hastalığı ve hatta bazı kanser türlerinin riskini azaltabileceği; bazı araştırmalar tarafından öne sürülmekte. Yine de kahve ile birlikte alınan kalorilere dikkat edin. Krema, şeker ve aromalı şuruplar gibi süsleyicilerden uzak durun.

Fiyasko 4: Ne kadar az yağ yerseniz o kadar iyi

Vücudunuzun üç besin öğesine ihtiyacı vardır: Protein, karbonhidratlar ve yağlar. Evet, yağlar! Kabuklu yemiş, tohum, balık, avokado, zeytin ve az yağlı süt ürünleri gibi besinlerde bulunan faydalı yağlar size enerji verir; hücrelerin yeniden yapılanmasını sağlar ve gerekli hormonları üretir. Sınırlamak veya uzak durmak gereken yağlar; tereyağ, yüksek yağlı süt ürünleri, kırmızı et ve birçok işlenmiş ürün gibi besinlerde bulunan doymuş ve trans yağlardır.

Fiyasko 5: Sodyumu azaltmak için deniz tuzuna geçin
Deniz tuzuna geçmenin sodyumu azaltacağını mı düşünüyorsunuz? Üzgünüz, bu da bir diyet efsanesi. Ağırlık olarak; gurme tuzlar sofra tuzu ile aynı oranda sodyum içerir. Onun yerine; biber, baharat ve bitkilerle çeşni verin. Ayrıca, toplam tuz alımımızın %75’i çorbalar, soslar, karışımlar, peynirler ve konserveler gibi işlenmiş ve hazır gıdalardan gelir; tuzluktan değil.

Fiyasko 6: Kiloları atmak için daha fazla su için
Şüphesiz ki su, vücudumuz için yaşamsal önem taşır. Peki, kilo vermeye destek midir? Pek sayılmaz. Eğer su içmek sizi yüksek kalorili sıvılardan uzak tutuyorsa, kesinlikle kilo kaybına yardımcı olur. Ancak, beslenmenizde hiçbir değişiklik yapmadan, sadece su içmeyi arttırmak, tartıda gördüğünüz rakamda bir düşüş sağlamayacaktır.

Fiyasko 7: İşlenmiş tahıllardan uzak durun
Tam tahılların yararlı olduğunu biliyoruz. Çünkü posa, vitamin, mineral ve fitokimyasallar açısından zengindir. Ama bu, işlenmiş tüm tahılları terk etmeniz gerektiği anlamına gelmiyor. Bazı durumlarda, örneğin bir bağırsak enfeksiyonu tedavi sürecinde, rafine tahıllar tüketmeniz gerekebilir. Ayrıca bazı işlenmiş tahıllar folik asitle zenginleştirilmiştir. Tam tahılları tercih etmek daha sağlıklı olsa da, arada bir işlenmiş ve zenginleştirilmiş tahılları tüketebilirsiniz.

Fiyasko 8: Şeker çocuklarda hiperaktiviteye neden olur
Bu efsane o kadar yaygın ki, aksini iddia etmek neredeyse imkânsız. Oysa birçok araştırma, şekerin tüm çocuklarda hiperaktiviteye neden olmadığını gösteriyor. Peki, o zaman neden doğum günü partisinde çocuklar duvardan duvara zıplıyor? Pastadan ötürü değil, muhtemelen heyecan verici ortamdan ötürü. Yine de, çocuklarınızın şeker tüketimine dikkat edin. Çok fazla tatlı yemek, sağlıklı besinler için yeterince yer kalmamasına neden olabilir.

Fiyasko 9: Sporcuların bir yığın proteine ihtiyacı vardır
Bir sporcunun kas yapması ve güçlenmesi için bir yığın proteine ihtiyacı olduğunu herkes bilir, değil mi? Pek de öyle sayılmaz. Birçoğumuz neredeyse bir sporcunun ihtiyacı kadar proteini günlük beslenmemizle alıyoruz. Atletik güç ve kas kitlesini artırmanın esas sırrı; yeterli miktarda enerji almak, yoğun egzersiz yapmak ve sportif faaliyet sonrası karbonhidrat ve protein içeren bir ara öğün yapmaktır. Protein tozları ve barlara gerek yoktur!

Fiyasko 10: Fazla şeker diyabete neden olur
Pasta ya da şeker aşkınızın diyabete neden olacağı konusunda endişeli misiniz? Bu da, bir diyet efsanesi ve kaygılanmayın. Diyabetli değilseniz; şeker yemek sizi hasta etmez. Diyabet riskinizi artıracak şey; fazla kilolu ve hareketsiz olmanızdır. Bu yüzden vücudunuza bir iyilik yapın: Şekerden gelen boş kaloriyi azaltıp, harekete geçin!

Fiyasko 11: Karbonhidratlar kilo aldırır
Bu diyet efsanesini de bırakın. Tüm karbonhidratlar sizin için kötü değildir. Fakat görünen o ki, insanlar düşük karbonhidratlı diyetlerle kilo veriyorlar, değil mi? O tarz diyetlerle hemen hemen her zaman kalori de kısıtlanıyor ve kaloriyi kısıtlamak kilo kaybını sağlıyor. Üstelik alınan enerjinin ne kadarının yağ, protein ya da karbonhidrattan geldiğinden bağımsız olarak.

Fiyasko 12: Diyet efsanelerini farkedebilmek için ipuçları
– Birincisi; gerçek olamayacak kadar kulağa hoş geliyorsa, muhtemelen gerçek değildir.
– İkincisi; kendinize sorun: “Kim demiş?” İddiayı ortaya atan kişi önyargılı mı? Bir ürünü mü satmaya çalışıyor? Bu bilgi tek bir küçük çaplı çalışmanın sonucu mu?
– Kilo kaybı ya da kiloyu korumanın gizli formülü yoktur. Uzun zamandır biliyoruz ki; önemli olan doğru beslenmek ve egzersiz yapmaktır.