İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre; diyet ve egzersiz gibi yöntemlerle zayıflamaya çalışan her 210 erkek hasta ve her 124 kadın hastadan sadece birisi normal kilosuna dönebiliyor.

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre; diyet ve egzersiz gibi yöntemlerle zayıflamaya çalışan her 210 erkek hasta ve her 124 kadın hastadan sadece birisi normal kilosuna dönebiliyor.

Amerikan Halk Sağlığı Dergisi’nde yayımlanan çalışma, obez bir insanın normal kilosuna dönebilme ya da toplam ağırlığının sadece %5’ini verebilme şansını ilk kez ortaya koyuyor. Çalışmanın baş yazarı Dr. Alison Fildes’e göre, elde edilen veriler, obez insanların kilo vermesinin ve verdikleri kiloları korumalarının ne kadar zor olduğu ortaya koyuyor. Dr. Fildes; şu anda obezitenin önlenmesine yönelik en önemli ihtiyacın; tüm toplumsal uygulamaları kapsayacak, etkin halk sağlığı politikalarının üretilmesi olduğunu belirtti.

Obezite global bir sağlık sorunu

Obezite giderek büyüyen global bir sağlık sorunu haline gelirken; dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi, İngiltere’de de temel tedavi yöntemi olarak “Kilo Kontrol Programları” uygulanıyor. Dr Fildes, yapılan çalışmanın ana sebeplerini şu sözlerle açıklıyor: “Şu anda uygulanan sağlık politikalarına göre; obez hastalar için uygulanan bu tedavi programları, sağlıklı bir kiloya dönmek için yeterli. Bizler de; geniş bir popülasyon üzerinde, bunu başarmanın ne kadar mümkün olduğunu; kilo verenler ile, bu kilo kaybını koruyabilenlerin yüzdesini öğrenme ihtiyacı hissettik.”

Çalışmaları için, Birleşik Krallık Klinik Çalışmalar ve Araştırmalar’ın veri tabanından yararlanan Dr. Fildes ve ekibi; 20 yaş üzeri, 278 bin 982 hastayı incelediklerini belirtti. Hasta seçiminde titiz davrandıklarını söyleyen Dr. Fildes; bu gruba obezite ameliyatı geçirmiş hastaları dahil etmediklerini de belirtti. Hastaların, yaklaşık 9 yıllık takip verilerinin incelenmesi sonucu ortaya çıkan istatistiklere göre; Vücut Kitle İndeksi (VKİ) 30-35 arasında olan her 12 erkekten ve her 10 kadından sadece birisi; bir yıl içinde, toplam vücut ağırlığından sadece %5’i oranında kilo vermeyi başarabildi. VKİ 40-45 arasında olan morbid obez hastalarda ise her 8 erkekten ve her 7 kadından birisi bunu sağlayabilmiş.

Hastalar verdikleri kiloları tekrar alıyor

Çalışmada, VKİ 30-35 arasında olan ve bir kilo kontrol programına kaydolan hastalar içinde, bir yıl içinde normal kilosuna dönen hasta oranı erkeklerde 210 kişide 1, kadınlarda da 124 kişide 1 olarak gözlemlendi. Morbid obez hastalarda ise bu oran; erkeklerde 1290 kişide 1, kadınlarda ise 677 kişide 1 olarak görüldü. Elde edilen verilere göre; toplam vücut ağırlıklarının %5’ini vermeyi başaran hastaların %53’ü, bir yıl içinde bu kiloları geri aldı. 5 yıl geçtiğinde ise yaklaşık %78’i verdikleri kiloları geri aldı. Dr. Fildes; VKİ 35 ve üzeri olan hastalar için normal bir kiloya ulaşmanın çok daha zor olduğunu belirtti ve ekledi: “Obez hastaların kilo vermede ve bu kiloları korumada ne kadar zorlandığını ortaya koyan çalışmalar zaten vardı. Ancak oranların bu derece düşük olduğunu yaptığımız çalışma sayesinde görmüş olduk.”

Sağlık politikaları yeniden düzenlenmeli

Dr. Fildes ve ekibine göre; obezite tedavisinde belirlenen geleneksel tedavi yöntemlerinin, klinik anlamda etkin ve sürdürülebilir olup olmadığı; gelecekte de olup olmayacağı konusunda ciddi şüpheler var. Dr. Fildes: “Yapmış olduğumuz çalışma, obez bireylerin, çok küçük miktarlardaki kiloyu verirken ve o kiloyu korurken bile, ne kadar zorlandıklarını ortaya koydu. Morbid obez hastaların, geleneksel tedavi yöntemleri ile normal kilolarına dönmesi ise oldukça zor görünüyor. Dolayısıyla, obezite ile olan mücadelede, öncelikle önleyici uygulamalar belirlenmeli. Daha sonraki aşamalarda ise; etkin ve uzun süreli tedavi yöntemlerinin kullanılması gerekiyor. Sağlık politikalarının da bu yönde revize edilmesinin daha doğru olacağını düşünüyoruz.” şeklinde konuştu.

Konu ile ilgili görüşlerini aktaran Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Doç. Dr. Alper Çelik: “Bu çalışma ile bir kez daha, kilo problemleri ve obezite tedavisinde, ameliyat dışındaki yöntemlerle, kalıcı ve ciddi fayda sağlanamadığını görmüş olduk. Daha önce yapılan ‘Diyabeti Önleme Programları’ da benzer sonuçlar içeriyordu. Ancak bu sonuçlar hastalarla paylaşılmıyor. Sürekli diyet yaparak başarılı olabilecekleri söyleniyor. Bizler her şeyden önce, dürüst bir şekilde, her tedavinin olası başarı oranlarını hastalarımıza ifade etmeliyiz ve tedavi uygulamalarımızı hastalarımızla beraber kararlaştırmalıyız.” dedi.