Kemik dokusu; düzenli olarak, kendi içerisinde eskiyen yapısını yıkar ve ürettiği yeni yapı ile değiştirir. Bu yenileme işlemine, kemiğin yeniden biçimlendirilmesi adı verilir. Kemiğin yıkımı ile yapımı, birbirini izleyen ve denge içerisinde devam eden bir döngüdür. Eğer denge bozurlursa, kemikte kayıplar olabileceği gibi, kemik erimesi ve kırıklar da gözlenebilir.Kemik dokusu; düzenli olarak, kendi içerisinde eskiyen yapısını yıkar ve ürettiği yeni yapı ile değiştirir. Bu yenileme işlemine, kemiğin yeniden biçimlendirilmesi adı verilir. Kemiğin yıkımı ile yapımı, birbirini izleyen ve denge içerisinde devam eden bir döngüdür. Eğer denge bozurlursa, kemikte kayıplar olabileceği gibi, kemik erimesi ve kırıklar da gözlenebilir.
Amerika’da yapılan yeni bir çalışmaya göre; tip 2 diyabeti olan ve Gastric Bypass ameliyatı uygulanan hastalarda, kemik döngüsünün olumsuz bir şekilde etkilendiği ve kemik döngüsü ile ilişkili testlerin yüksek düzeylere ulaştığı saptandı. Mide kelepçesi uygulanan hastalarda ise, bu olumsuzluk görülmedi. “Clinical Endocrinology & Metabolism” isimli tıp dergisinde yayımlanan çalışmada; Gastric Bypass ameliyatından sonraki iki yıl içinde, kemik yoğunluğunda meydana gelen azalmaya vurgu yapıldı. Bu azalma; kalçada % 5 – 10, omur kemiklerinde ise % 3 – 6 olarak sunuldu.
Boston Harvard Tıp Okulu’ndan Dr. Elaine Yu ve meslektaşları; Gastric Bypass ameliyatı geçiren 11 ve mide kelepçesi ameliyatı geçiren 8 hastayı incelediler. Hastalarda; ameliyat sonrası kemik yıkımı belirteci olan, tip 1 çapraz bağlı C-telopeptidi (CTX) ve kemik yapımı belirteci olan, serum prokollagen tip 1 N-terminal propeptid (P1NP) düzeyleri karşılaştırıldı. Gastric Bypass ameliyatından bir yıl sonra, bu testlerde %93 ile %221 arasında değişen artışlar gözlemlenirken; kelepçe sonrasında belirgin bir değişiklik olmadı.

Gastric Bypass ameliyatından sonra; düzeyleri artan Peptid YY isimli, ince bağırsak kökenli hormonun, iştahı kesici ve kemik üzerinde yıkıcı etkilere neden olduğu, tıp camiasında biliniyordu. Yapılan araştırmada; kelepçe işlemi uygulanan hastalarda, bu hormona ait bir değişim gözlenmedi. Tüm bu olumsuzluklara rağmen; göz önünde bulundurulması gereken bir diğer nokta ise; Gastric Bypass ameliyatı uygulanan hastaların, kelepçe uygulanan hastalara kıyasla, hem daha fazla kilo verdikleri hem de şeker hastalığı ile ilgili, daha büyük faydalar elde ettikleriydi.

Bu tarz araştırmalar doktor ve hastalar için oldukça önemli

Araştırmacılar, çalışma ile ilgili şunları söylediler: “İleride yapılacak olan çalışmalarda, mide-barsak bağlantılı hormonlar ile, kemik yapısı arasındaki ilişki araştırılmalıdır. Bu sayede; mide bypass ameliyatı sonrasında, iskelette meydana gelen değişikliklerin mekanizmaları ortaya konabilir. Sonuç olarak; obezite cerrahisinden sonra, kemik yoğunluğundaki ayırt edici değişiklikleri incelemek için, ileriye dönük büyük çalışmaların yürütülmesi önemlidir. Bu çalışmalar; yüksek etkinliği olan bu ameliyatların, olası risklerini tartmaya çalışan doktor ve hastalar için, klinik açıdan önemli bilgiler sağlayacaktır.

Vienna Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan Dr. Christian Muschitz ise, konuyla ilgili şunları söyledi: “Obezite cerrahisi, erken dönem ve sonrasında, kemik sağlığını olumsuz etkileyen hormonal değişikliklere neden olmaktadır. Gastric Bypass ameliyatı geçiren hastalar, ameliyattan sonra özel bir programa ihtiyaç duyarlar.”

Dr. Muschitz ve meslektaşları, yakın zamanda yayımladıkları bir raporda; obezite ameliyatı sonrasında, devamlı verilen vitamin D yüklemesi, kalsiyum ve vücut kitle indeksine göre ayarlanmış protein desteği ile; beraberinde verilen fiziksel egzersizin, kemik mineral yoğunluğu ve yağsız vücut kitlesindeki kayıpları yavaşlattığını ortaya koymuşlardı. Yapılan bu program ile, kemik yıkımına ait, daha olumlu sonuçlar elde edilmişt.
KAYNAKLAR: Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism, Kasım 2015 ve Reuters Health Information, 14 Aralık 2015.